Taş Kahve (Blog)

  1. Ada Günlükleri - 9

    Date 25 Feb 2018
    (20 Kasım 2017) Sonbahar işte…Kış da kapıya dayandı resmen.Bekle azıcık kış, bekle. Daha sonbahardan bir şey anlamadık.Renkler sonbahar. Her yer yaprak doldu… Yer gök sarı, kırmızı, kahverengi ve hepsinin onlarca tonu…***Çok ara verdim günlükleri yazmaya biliyorum ama aşka daldım aslında.Söylesenize, 40 yıl birine aşık olsanız, hayatınızda ne olmuş olursa olsun,…

  2. Ada Günlükleri - 8

    Date 25 Feb 2018
    (6 Eylül 2017) Havalar serinlemeye başladı.Artık Eylül kendini göstermeye başladı hafif hafif…Gerçi daha epeyce güzel gün olur ama artık sabahları ve akşamları çok serin. Gündüz bazen çok sıcak oluyor. Geceleri bahçede oturulabiliyor hâlâ fakat çok uzun süre değil.Ben serin havaları severim, soğuğu da. Ama dün sabah kalktığımda adaya taşındığımdan beri…

  3. Ada Günlükleri - 7

    Date 25 Feb 2018
    (3 Eylül 2017) Yok bu kaytarmalar hâlâ devam. Bana ne olduysa? Aslında cevabı basit. Ağustos… Sıcaklar yaktı beni. Durmak bilmeden çalıştım. Olacağı buydu, ilgilenmem gerekenlerle ilgilenemedim.***Belki de her şey olması gerektiği gibi oldu… Ne bileyim…***Bu tatilde ada istilaya uğradı desem yeridir. O nedenle adada olduğum zamanları mümkün mertebe evde geçirmeye…

  4. Ada Günlükleri - 6

    Date 25 Feb 2018
    (9 Ağustos 2017) 3 haftadır yazmamışım günlüğüme bir şeyler… Başladım gene kaytarmaya. İzin vermeyin şuna Allah aşkına, uyarın, ikaz edin… Ne bileyim, bir şeyler diyin işte! Bak, tam 3 hafta olmuş…***Aslında kendimi de, hayatı da azıcık rölantiye mi aldım ne? Valla düşünüyorum da, iyi mi ettim bilemedim…***Havalar feci sıcak, bir…

  5. Ada Günlükleri - 5

    Date 25 Feb 2018
    (20 Temmuz 2017) Domatesler kurudu…Kurumaz deseler de, kurudu… Bu akşam onları zeytinyağına koydum cam kavanoz içinde. Biberiyem olsa iyiydi, neyse yarın alırım, kekik, tarhun, fesleğen ve sarımsak da koydum içine. Bunlar deneme…Zeytinyağının içinde fazla kalamaz. Aslında kuru halde bez torbada saklamak gerek. Zeytinyağının içine konunca da bir hafta içinde falan…

  6. Ada Günlükleri - 4

    Date 25 Feb 2018
    (10 Temmuz 2017) Yoğun geçen bir haftanın ardından adada geçen iki gün… Diyeceksiniz ki, sen zaten hep adadasın. Evet adadayım da, sabah çıkıp şehre işe gidiyorum ve ancak akşam dönüyorum. Bazı geceler yorgunluktan salonda uyuklamış buluyorum kendimi… Gerçi o yoğun hafta içinde aslında telefonum ve internetim bağlandı. Bu da oldukça…

  7. Ada Günlükleri - 3

    Date 25 Feb 2018
    (3 Temmuz 2017) İyice yerleştim aslında artık. Havalar oldukça sıcak seyrediyor. Ramazan, Bayram falan derken geçti gitti işte taşınma telaşıyla. Adanın yazlıkçıları iyice geldiler ve kendilerini gösteriyorlar. Bu arada İstanbul’dan kaçmak adına gelenler de evin önünden geçip duruyor. Ben genelde bahçe tarafını kullandığım için hem serin, hem de sakin ortalık.…

  8. Ada Günlükleri - 2

    Date 25 Feb 2018
    (26 Haziran 2017) Bugün ilk misafirimi ağırladım adadaki evimde. Ayşen geldi. Bereketiyle, uğuruyla, neşesiyle. Son vapur saatine kadar kahve, meyve, çay derken harika bir Süryani şarabı ile yemek faslına giriştik. Belki bilmek istersiniz, mercimek çorbası, salata, zeytinyağlı taze fasulye, barbunya fasulyesi gibi şeyler vardı fakir soframda… Çok keyifli sohbetler eşliğinde…

  9. Ada Günlükleri - 1

    Date 25 Feb 2018
    (22 Haziran 2017) Dün artık adalı oldum. Yani anlayacağınız taşındım. Zor bir süreçti. Evi boşaltmak, eşyaları azaltmak, ev bulmak vs derken bugüne geldik işte.***Sabah erken saatte nakliyeciler geldi. Ben zaten hemen her şeyi toplamış, kolilere yerleştirmiştim, hatta pek çok kez adaya gidip bazı özel eşyalarımı yerleştirmiştim bile. Kısa sürede eşyalar…

  10. Gitmek…

    Date 12 Jan 2018
    Sen de gidiyorsun. Öyle ya da böyle herkes gidiyor. Dur diyemiyorum, gitme diyemiyorum. Git diyorum, haklısın diyorum, hayırlısı olsun, hayırlara git diyorum Böyle söylemek zorunda kalıyorum, yalan söylüyorum.***Bundan çok yıllar önceydi. Aynen senin gibi, aynı sebeplerden ben de gitmiştim. Hem de tamı tamına aynı günlerde.Memleketin en kötü günleriydi. Gitmiştim, neşeyle,…

  11. Geçmişe Açılan Kapılar - 1

    Date 12 Jan 2018
    Canı acırken, koştururken Kir pas içinde kalırken gönül Ey ruh eşim… Bataklıkta adım atmaya benzer bazen yaşamak. *** Bir girdap alır götürür benliğimi sozsuzluğa Gücün güçsüzlüğünde Günün ilk ışıklarının göz yakan acısında Saatlerin, zamanın acımasız cesaretinde İhanetinde… *** Varlığın, yokluğun kıyısında Kıyasıya Kıymaya… Kıyama… *** Ey gönlümün efendisi Ey kudretin…

  12. Zaman Durur Mardin’de - 1

    Date 12 Jan 2018
    2002 senesinde Mardin’de çektiğim bir fotoğraf. Fotoğraftaki yer Cercis Murat Konağı. Fotoğrafta görünen teras artık camlarla kapatılmış, tepesi örtülmüş vaziyette ve restoranın ana mekânı olarak kullanılıyor Konak Mardin’in en önemli mimarlarından Sarkis Bin Lole tarafından yapılan onlarca eserden biri. Buraya kadar iyi hoş ama bu fotoğrafta hep içimi burkan bir…

  13. Fotoğraflardaki Sır

    Date 12 Jan 2018
    Bundan birkaç sene önce Cumhuriyet Dönemi fotoğrafçılarından olan büyükbabamın fotoğraflarının arasında 5,5x9cm ve 6,5x10cm boyutlarında birkaç fotoğraf buldum Fotoğraflar hemen ilgimi çekti, çünkü hepsi Mardin’de çekilmişti. Bunlar o güne kadar nasıl dikkatimi çekmemişti? Onca kez büyükbabamın fotoğraflarını didik didik etmiş ama bunları fark etmemiştim. İşin ilginç tarafı, hepsi de bir…

  14. Su, Ekmek ve Tuz

    Date 12 Jan 2018
    Hep böyle kalayım ben Sırt çantam, su, ekmek ve tuz… Yeter… Bilirsin taktım mı kafaya bir şeyi yaparım. Engel tanımam. Hele de yanımda su, ekmek ve tuz varsa… Bir de sırt çantam… Dev gibidir sevdalarım. Çağ yangınları gibi… Mutlu olmalısın aslında eğer sen de varsan sırt çantamda! Bir de su,…

  15. Bu Bir Veda Değil…

    Date 12 Jan 2018
    Bu bir veda değil, kocaman bir selam sana… Gencecik bir insana kucak açan, bağrına basan, kendini oraya ait hissetmesini sağlayan bir ülke yaratmıştın. Hayatımın en güzel günlerini Küba’da geçirdim ben. Kafamdaki soruların cevabını bulduğum, dünya görüşümü oturtma imkanını yakaladığım, içimdeki gerçek insanı ortaya çıkartan bir ülkede… Senin ülkende… Kendimi hep…

  16. SKALİTE Turizmde Kalite Ödülü

    Date 12 Jan 2018
    Yaklaşık 89 ülkede temsil edilmekte olan SKAL International, 81 yıllık geçmişiyle dünyanın en köklü sivil toplum örgütü olduğu gibi, seyahat ve turizm sektörünün tüm branşlarını çatısı altında toplayan da tek uluslararası organizasyondur Yapılanmaları, üyeleri ve projeleriyle dünyanın en büyük SKAL kulübü olan SKAL International İstanbul, 1998’den bu yana her yıl…

  17. Yazmak… Ama Neden, Neyi ve Nasıl Yazmak?

    Date 12 Jan 2018
    “Yazmadan yaşamayı becerebileceğini sanıyorsan, yazma.” (Rilke)  “Yazmak… Ama neden, neyi ve nasıl yazmak?” Bu soruyu kendime ne sebeple sordum gene? Kendimle yüzleşmek amaçlı mı? Bilmiyorum. Ağustos ayının sonlarına doğru 1 eylül 2005’te en sevdiğim yazarlardan biri olan Gabriel García Márquez’in ‘Anlatmak İçin Yaşamak’ kitabının piyasaya çıkacağı haberiyle bir ilgisi var…

  18. Nedir Sizin İçin 14 Şubat?

    Date 12 Jan 2018
    Sahi, nedir sizin için 14 Şubat Kiminiz, son yıllarda dayatıldığı biçimde “Sevgililer Günü”, kiminiz “Aziz Valentine Günü”, kiminiz “Dünya Öykü Günü”, kiminiz “Kadınların Şiddete Karşı Sesini Yükseltme Günü” diyeceksiniz. Kiminiz de “hepsi” diyeceksiniz belki. Neden olmasın? İlginç bir sentez olurdu! Ben hatırlarım, bundan yıllar önce 1980’lerin başlarında - meselâ Avusturya’da - Aziz…

  19. Kardan Adam

    Date 12 Jan 2018
    Eski bir 14 Şubat yazım… Gene eve kapandım. Ama bu sefer biraz daha tedbirli, belki de daha şanslı olarak. Bu sefer İzmir’den “hangi uçak olursa olsun uçarım, yeter ki varayım İstanbul’a” düşüncesiyle değil, sabahlara kadar havaalanlarında ve yollarda sürünerek değil, evde camdan baka baka karşıladım karı. Bu sefer de geçen…

  20. Hoşçakal Ayışığım!

    Date 12 Jan 2018
    Yapayalnız kaldım öyle buz gibi taşların üstünde Önce içim ürperdi, sonra ayaklarım üşüdü… Hiçbir şey ısıtamadı beni, donup kaldım. Yapayalnız… Halbuki bir sürü kadın var içimde. Hepsi ağlıyor, hepsi yasta… Hangisine yetişeyim? Ya ben ne yapayım? Hoşçakal Ayışığım! Gitmezsin sanmıştım… En azından böyle veda etmezsin sanmıştım. Sen gittin, Ben de…

  21. Teşekkür Ederim Hrant

    Date 12 Jan 2018
    Canımın ta içi… Gideli, bizi burada karanlığın ortasında, yağmurun, karın altında yapayalnız bırakıp gideli tam tamına yedi yıl olmuş… Nasıl geçiyor zaman… Sensiz hep bir şeyler eksik. Gülüşün eksik, sesin, soluğun eksik… Sensiz hayat kırık, topal, yarım… *** Sevgili dostumuz Orhan Alkaya ne güzel yazmış bugün seni. Evrensel Gazetesi’nde herşeyi…

  22. Hoyrat Gece

    Date 12 Jan 2018
    Militan bir sevgiydi… Hoyrattı…  Bir o kadar da duygu dolu, kırılgan. Koparacaklar benden diye korkarak gecenin karanlığına, yağmur bulutlarının içine saklardım sevgimi. Bazen gecenin karanlığını, bazen de bulutları örterdim üstüne hafifçe, uykudaki yüzüne bakarak, nefes almaya bile çekinerek, seni uyandırmaktan korkarak. Belki de bu büyü biterse diye korkarak. Artık geceyi…

  23. Üşüyorum (*)

    Date 12 Jan 2018
    Çömelip kalmışım olduğum yerde.  Soğuk… Çok soğuk… Üşüyorum… Sensizlik, hasret… Renksiz her şey. Çömelip kalmışım olduğum yerde. Taş soğuk. Canımı yakıyor… İliklerimde hissediyorum, üşüyorum. Yere takılıyor gözüm. Kanın rengi taşın rengine dönmüş. Etrafıma bakıyorum. Duman var havada, sis, pus, korku, pusu, kurşun, kan, ihanet, acı… Her şey renksiz. Sislerin ardında…

  24. Hrant’ı Okumak ve Okuduğunu Anlamak

    Date 12 Jan 2018
    Hrant Dink barış adamıydı. Dostluk, kardeşlik, birlikte yaşamak, eşitlik kavramlarını en güzel anlayan ve anlatan adamdı Ama ne yazık ki bu birilerinin hiç de işine gelmedi. Göz göre göre, 2004 senesinden başlayarak, iki sene önce AGOS gazetesi önünde kalleşçe katledilişine kadar geçen zamanda tehditler ve her türlü saldırı karşısında yalnız…

  25. Avucumdaki Yürek (*)

    Date 12 Jan 2018
    Avucuma bir yürek kondu… Dünya güzeli, kocaman, yüce bir yürek… İnanamadım, bakakaldım Sonra yumuşacık kavradım Seyrettim uzun uzun, nasıl attığını inceledim Sustum, nefesimi tuttum o atışları duymak için Kulaklarım sağır oldu, tüm dünyayı kapladı o atışların sesi… Dokundum ona Sıcaklığını hissettim elimde O sıcaklık tüm vücuduma yayıldı ve benim yüreğimi…

Using Format